Afrikalı bakıcılar ile bilmenesi gereken 10 altın kural nedir ?
1. İlk Ay "Adaptasyon ve Oryantasyon" Dönemidir
Afrikalı bakıcıların büyük bir kısmı Türkiye’ye yeni gelmiş veya Türk aile yapısına tam adapte olmamış olabilir. İlk 2-4 hafta boyunca evinizin düzenini, temizlik standartlarınızı ve çocuğunuzun rutinlerini sabırla, gerekirse uygulamalı olarak göstermelisiniz. "Nasılsa biliyordur" diye düşünmek yerine, beklentilerinizi en baştan net bir şekilde öğretmek adaptasyonu hızlandırır.
2. İletişim Dilini ve Seviyesini Doğru Belirleyin
Eğer bakıcınız İngilizce konuşuyorsa, onunla kurduğunuz iletişimin net ve anlaşılır olması çok önemlidir. Aksan farklılıkları veya kültürel deyimler ilk başta yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
Talimatlarınızı kısa, net cümlelerle verin.
Sizi tam olarak anlayıp anlamadığını teyit etmek için kibarca geri bildirim isteyin.
Eğer çocuğunuzun da İngilizce öğrenmesini istiyorsanız, bakıcının çocukla gün içinde sürekli İngilizce konuşması yönündeki beklentinizi baştan netleştirin.
3. Günlük Rutinleri ve Görev Tanımını Yazılı Hale Getirin
Kültürel farklılıklardan doğabilecek "düzen" algısı değişkenlik gösterebilir. Bakıcının gün içinde ne zaman çocukla ilgileneceği, ne zaman ev işlerine (eğer anlaştıysanız) yardım edeceği saat saat belli olmalıdır. Haftalık yemek menüsü, çocuğun uyku saatleri ve ekran süresi kuralları gibi detayları yazılı bir çizelge halinde sunmak, hem bakıcının işini kolaylaştırır hem de karmaşayı önler.
4. Türk Mutfağı ve Ev Düzenini Öğretin
Afrikalı bakıcıların kendi yemek kültürleri bizimkinden oldukça farklıdır. Çocuğunuza veya size yemek yapmasını bekliyorsanız, Türk yemeklerinin yapılışını, çorba kültürümüzü, titizlik ve hijyen standartlarımızı (örneğin evde terlik giyme, mutfak bezlerinin ayrımı vb.) detaylıca anlatmalı ve göstermelisiniz.
5. Doğrudan ve Açık İletişim Kurun
Afrikalı personeller genellikle oldukça saygılı ve uyumludur, ancak bir sorun yaşadıklarında bunu doğrudan dile getirmekten çekinebilirler. Aynı şekilde, siz de memnun olmadığınız bir durumu biriktirmeden, yapıcı ve net bir dille ifade etmelisiniz. İmaları anlamayabilirler; bu yüzden "Bunu bu şekilde değil, şöyle yapmanı tercih ediyorum" demek en sağlıklı yoldur.
6. Kişisel Alana ve İzin Günlerine Saygı Gösterin
Özellikle yatılı çalışan bakıcıların kendilerine ait bir odasının olması, mahremiyetlerine özen gösterilmesi çok önemlidir. Haftalık izin günlerinde tamamen dinlenmelerine, dışarı çıkmalarına ve kendi sosyal çevreleriyle vakit geçirmelerine olanak tanımalısınız. Dinlenmiş bir bakıcı, çocuğunuza karşı çok daha sabırlı ve enerjik olacaktır.
7. Resmi Prosedürleri ve Yasal Hakları İhmal Etmeyin
Çalışma izni, ikamet izinleri ve yasal süreçler konusunda her zaman şeffaf ve kanunlara uygun hareket edin. Bakıcınızın pasaport, vize ve çalışma izni durumunu yakından takip etmek, hem sizin ailenizin güvenliği hem de bakıcının huzurla işine odaklanması için en temel kuraldır.
8. İlk Başta Güvenli Ortam Sağlayın ve Gözlemleyin
Bakıcınız ne kadar deneyimli ve referanslı olursa olsun, çocuğunuzla baş başa kalacağı ilk dönemlerde ev içi kameralar veya sizin (ya da bir aile büyüğünün) gözetimi önemlidir. Bu durum hem bakıcının ailenin kurallarına uyumunu görmenizi sağlar hem de bakıcının kendisini güvende hissetmesine yardımcı olur.
9. Duygusal Bağ Kurmalarına İzin Verin Ama Sınırları Koruyun
Afrikalı bakıcılar doğaları gereği çocuklara karşı son derece şefkatli, korumacı ve neşelidir. Çocukla çok güçlü bir bağ kuracaklardır ki bu harika bir şeydir. Ancak profesyonel sınırların (iş veren-çalışan ilişkisinin) korunması, ilerleyen süreçlerde yaşanabilecek suiistimallerin veya disiplin sorunlarının önüne geçer.
10. Motivasyon ve Takdirin Gücünü Kullanın
Farklı bir ülkede, ailesinden uzakta çalışan bir insanın en büyük ihtiyacı güvende hissetmek ve değer görmektir. Yaptığı iyi işleri takdir etmek, küçük jestler yapmak (sevdiği bir yiyeceği almak, hal hatır sormak) bakıcınızın eve olan aidiyet duygusunu en üst seviyeye çıkarır. Mutlu bir bakıcı, çocuğunuza da aynı mutlulukla bakacaktır.
Hazırlayan : Fatma Bilen
